Sevgili çocuklar ve kıymetli büyükleri,
Bir zamanlar, uzak diyarlarda, bakırın sihirli dünyasında yaşayan, hurda dede ve ninesi varmış. Bu dede ve nine, bakır hurdalarını toplar, onları geri dönüştürür ve doğaya yeniden hayat verirmiş. Onlar, Bitlis Mutki Taşlı Pınar Mahallesi'nde yaşayan tüm çocukların ve büyüklerin dostuymuş.
Hurda dede ve ninesi, bakırın ne kadar değerli olduğunu bilirlerdi. Çünkü bakır, gökkuşağının renklerini taşıyan, parıldayan bir hazineydi. Onlar, bakır hurdalarını toplarken, çocuklara ve büyüklere şunu söylerlerdi: "Bakır, sadece bir metal değil, aynı zamanda geleceğin anahtarıdır."
Onlar, "Bize gelin, bakırlarınızı en yüksek fiyatlarla alın, hem de anında nakit ödeme yapalım!" derlerdi. Hassas terazileriyle, bakırlarınızı dikkatle tartar, sonra da LME (Londra Metal Borsası) fiyatlarına göre değerini hesaplarlardı. Böylece kimse mağdur olmaz, herkes mutlu olurdu.
Hurda dede ve ninesi, kabloları soyan makineleriyle de ünlülerdi. Bu makineler, tıpkı sihirli değnekler gibi, kabloları soyar, içindeki değerli bakırı ortaya çıkarırdı. Yanmış bakırları bile alırlar, onları da geri dönüşüme kazandırırlardı.
Eğer siz de Bitlis Mutki Taşlı Pınar Mahallesi'nde yaşıyorsanız ve elinizde bakır hurdası varsa, hurda dede ve ninenin kapısını çalın. Onlar, size en iyi fiyatı verecek, güler yüzle karşılayacak ve bakırlarınızı güvenle alacaklardır.